3 Haziran 2018 Pazar

Koşulmuyor Geri!

Bir kahve bardağının dibinde başladı. Öyle karton bardak değil ha! Üçüncü nesil kahve bardağı. Bir kulağım yan masada, diğer kulağım...Sahi diğer kulağım nerede?
-Düştü üç gün önce.
Yüzüme şaşkınlığın koşması gerek. O da yok. Nerede?
-Terk etti yıllar önce.
Yok artık daha neler. Şaşkınlık terk eder miymiş insanı? Hadi canım sen de!
-Vallahi bak! Hatta dört yıl önceydi. Sen yine bir kahve bardağının dibindeydin. Telefon çaldı.
+Oradaymışsın gibi anlatıyorsun.
Gözler devrildi üstüme. Yuvarlandı sağ kulağımın davetsiz misafir olduğu masaya kadar.
+Tamam devam et.
-Telefonun bozuk yine. Apar topar kulaklığını aradın çantanda. O da düğüm olmuş yine. Düğüm ne kelime anahtarlığınla yek pare adeta. İnsan bir kapıyı tıklatır der gibi baktılar sana. Ama sen yine gamsız. Başladın ayırmaya kulaklığı. Saniyeler umrunda değil. Sen de onların umrunda değildin ki sustu telefon. Zaten hiç anlamam millet bu kadar zamanı takıyoru da o milleti s..kliyor mu acaba? Nasıl bir yalnızlık düşünsene? Öyle akıp git. Millet de başında vah vah tüh tüh... Durduran var mı? Vay sen çok yoruldun dur az da ben akayım diyen var mı? Abi cüzdanı mekanda unuttum siz gidin ben alıp da geleyim deme lüksü var mı?
+Lan ne alakası var benim şaşkınlığımla?
-Senin için bile akıyor zaman işte. Peheey...Alıp başımı gidecem de nereye işte. Geri koşup her şeyi başa alsam...Çok uzun. Önüme bakıyorum. Şifreli kanalda erotik film, bir şeyler var ama net değil. Kim soktu beni bu yola?
+Haydaaa...
Şaaapp!!
+Noluyor lan? Tokat atmak nedir? Yıl olmuş 2018.
Artık çenem de sağdaki masada. Ne geçirdi ağzıma şerefsiz. Ooo sağ kulaklar da buradaymış. Konu nedir abi? Benim masada işler karıştı.
-O kadar insanın arasında seni verdiler bana? Bahtıma sıçayım. Geri koş...Koşulmuyor ki anasını satayım! Gel lan buraya bana da sen düştün dinleyeceksin. Ne diyordum?
+Cüzdanın masada kalmıştı.
Dinleyecektim artık napayım. Eli de amma ağırmış.
-Cüzdanım masada kalmışmış. Mesele o mu?
+Yani para dert değil de kimlikleri çıkartmak zor şimdi. Tabi kredi kartları var bir de. Bankayı ara iptal etsinler. Yok o yok bu...Bir de vesikalıklar var o da dert tabi. Şimdi açacak manita yeni cüzdanı foto yok. Al başına belayı. Vay sen beni sevmiyorsun da vay sen bana kıymet vermiyorsun da. Aaa bir de kart vizitler var. Şimdi devir internet devri ama kart vizitinde ayrı olayı var.
-Tokat yetmedi herhalde. Ne anlatıyorsun lan? Kart vizitmiş, kimlikmiş, kredi kartıymış? Ben bir an durayım diye dünyayı verirler lan bana. Ama manita işi dert. Haklısın. Kıymetini bileceksin. Hiç sevişmedim lan. Milyonlarca yılın birikimi. Yamuk yapmayacaksın manitana. Olanı var olmayanı var. Aşık olmak için neleri vermezdim. Sevdiğimle sırt üstü yatıp yıldızlara bakmak için deseler ki geldiğin tüm yolu geri koş...Koşulmuyor işte anasını satayım!
+Abi sen de ne dertliymişsin?
-Dertler benim, çile benim...Alın zaman sizin olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder