-Bırak!
+Neden?
-Gitmek istiyorum.
+Neden?
-Bu kadar yeter.
+Buna sen karar veremezsin.
-Sen mi verirsin?
+Hayır. Ama sen de veremezsin.
-Neden?
+Bilmem.
-Bence sen de gitmeyi düşünmelisin. Neden gidemeyeceğimi bile açıklayamıyorsun artık. Eskiden olsa sebep saymayı bırakman için vazgeçerdim gitmekten. Başımı o kadar çok ağrıtırdın ki yıllarca aklıma gelmezdi gitmek.
+...
-Neden gülüyorsun?
+Sana gülüyorum. Haklısın galiba, aklıma tek bir sebep gelmiyor şu an seni engellemek için. Nasıl bu kadar dibe vurduk?
-Senin yüzünden.
+Ben ne yaptım ki?
-Sev dedin.
+Ne alakası var sevmekle gitmenin?
-Her sevdiğim benden bir parça ısırdı. Alacağını alıp, sıçacağını sıçtı. Sen bile yıllardır kemiriyorsun her yanımı.
+Beni de seviyordun yani?
-Evet. Bir zamanlar. Diğerleri gibi neden çekip gitmedin sen de? Neden gitmediğini boş ver de sana bir şey soracağım.
+Sor.
-O kemirdiklerini nereye sıçtın?
+Sıçmadım ki. Yutmadım bile. Her birini yeni bir sebepmiş gibi önüne sundum her gitmek istediğinde. Sen de kandın her seferinde.
-Seni...
+Hişş. Sakin ol. Bu sefer vazgeçirmek için çabalamayacağım.
-Sen de benimle geliyorsun o zaman. Yaşattıklarının ödemesi olarak.
+Ben gelemem.
-Neden?
+Ölemem ben.
-Hiç denedin mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder