4 Temmuz 2014 Cuma

Hap, Su, Ben

İşaret parmağımla baş parmağımın arasında tutup kaldırdım havaya.
Beyaz.
Sıktım parmaklarımın arasında.
Sert.
Orta parmağımı yüzeyinde gezdirdim.
Pürüzsüz.
Önünde, arkasında ne bir harf ne bir sayı.
Sahipsiz.
Masanın üstüne geri bıraktım. Kurumuş muz kabuğu ve sinek arkadaşı, bardağımın dibinde kurumuş kahve ve küf kardeşleri. Karalanmış, sırf benden güçsüz olduğu için yırtılmış, buruşturulup, geri açılmış, elimin dışıyla düzeltilip yeniden karalanmış kağıt ve kalem yoldaşı. Karısını on yerinden bıçaklayıp kaçmayı beceremeyen katil kocayla çocuğunun resimlerini yayımlayabilsinler diye rüyasını bile göremediğim paralar isteyen ünlü şarkıcıyı aynı kağıtta buluşturan dünün gazetesinden kocaman bir sayfa. Hepsinin bir arkadaşı, bir yoldaşı vardı. Damsız girilmesi yasak masanın üstüne bıraktım hapı.
Görünmez güçler aynı anda bağırdı "Damsız girmek yasak!".
O kadar güçlü bağırdılar ki yuvarlanmaya başladı. Masanın ucuna yaklaştıkça bağırışlar kahkahalara dönüştü. Kahkahalar arasında tezahürat başlattı küf kardeşler "Düş, düş, düş."
Yer çekimi ağzın şapırdattı bir kurban daha diyerek.
Unutulduğum köşemden fırlayıp yakaladım onu.
Güvende olduğu yere, parmaklarımın arasına koydum. Su almam için geçecek zaman kadar bile katlanamamışlardı ona.
Havaya kaldırdım ve iki göz hayal ettim pürüzsüz, beyaz yüzünde."Yalnızız oğlum biz."
Ağız hayal ettim iki gözün altında. Ama ne dudakları büküldü ne de uçları yukarı kalkıp gülümseme bahşetti bana. Sadece "Hadi." dedi.
Parmaklarımın arasından terli avucumun içine yuvarladım. Onu yalnızlığa mahkum eden bendim. Belki yoldaş olur bana diye tuttum onu parmaklarımın arasında o kadar dakika. Ama onun da vardı eşi, arkadaşları, kardeşleri midemin karanlık sularında yüzen. Diğerlerini göndermeme yardım etsin diye su koyduğum bardağı doldurdum bir kez daha musluktan gelen, içine ne koyduklarını artık anlayamadığım suyla.
Son bir kez baktım gözlerine "Emin misin?"
Gözlerini kapattı. Cevap açıktı. Dilimin üstüne yerleştirdim ve arkasından döktüm suyu güle güle gitsin diye.

Çizim: Berfin Akay

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder