En parlak olduğunu her gün gözüme sokan kendini beğenmişin teki çünkü. Isıtıyorum bahanesiyle tenime tecavüz edip, elinde sigarası çekip gitmesine de katlanamıyorum artık.
Eskiden olsa camımdan tüm mahalleyi uyandırarak girmesi, tenimle pervasızca sevişip beni sırılsıklam bırakması hoşuma giderdi. Yüzümdeki aptal sırıtışla yatağıma girer, ertesi gün de geleceğini bilmenin huzuruyla rahat bir uyku uyurdum.
Ama artık ben o eski ben değilim.
O sınıfın en yakşıklısıydı. Tek kelimesiyle tüm insanları kendine hayran bırakırdı. Herkese gülücükler dağıtır, sonra sarı saçlarını savurup çekip giderdi arkasında eriyik aptallar bırakıp. Benim de bir zamanlar o aptallar kervanında olduğumu anlamışsınızdır. Sırf onu daha iyi görmek için uykumu bırakıp dağlara tırmanırdım. Çimlere uzanıp, gözlerimi kapardım tüm davetkarlığımla. Bulutların kulakları küfürlerimle çınlardı. Sadece ona daha bir kaç metre daha yakın olabilmek için her yıl milyarlarca para harcayıp güneye atardım kendimi. Göremediğim günlerin acısını çıkartırdım. Eve dönerken ellerini tutar bu güzel günleri hatırlatacak bir şey ver derdim bana. Zaten verdim der, kararmış tenimi gösterirdi.Ama dedim ya ben o eski ben değilim.
O gün de her günkü gibi camdan atlayıp geldi yatağıma. Sırılsıklam bıraktı beni yine ve yüzüme de aptal sırıtışımı. Çıkıp gitti hiç bir şey demeden her zamanki gibi. Süslenip, attım kendimi yollara sırıtışımı da yanıma alıp. Marketin önünde yakaldım onu. Kolumu tutup yüzümü okşadı. Dönüp arkasını koştu bulutların geldiğini görünce. Bir küfür savurup takıldım ben de peşine. Berberin önünde direğe yaslanmış duruyodu. En güzel sırıtşımı kondurdum yüzüme koşmaya hazırlanırken telefonum çaldı.
Ve bir daha sırıtamayacağımı öğrendim. Biri giderken sırıtışımı da götürmüştü yanında istemeden.
Başımı kaldırım, göz göze geldik onunla. Direğe yaslanmış duruyordu hala. Tek isteğim yanına gidip, ona sarılıp ağlamaktı. Gözlerimde akmasınlar diye tuttuğum yaşlarımla bir adım attım ona doğru. Başını kaldırıp bulutların geldiğini gördü. Arkasını dönüp koşarak gitti beni orda yapayalnız bırakarak.
Ve artık ben o eski ben değildim.
Ertesi gün camdan içeri girdiğinde yorganımı başımın üstüne çektim. Dün olanları umursamadan girecek bir yer bulup işini gördü. Ama artık yüzümde o aptal sırtış değil, tecavüze uğramışlığın utancı vardı. Koşup banyoya her yerimi yüzlerce kere yıkadım bu utanç da banyonun deliğinden akıp gider belki diye.
Çizim: Berfin Akay
