Küfür dilime pelesenk.
Sen biraz az ben biraz fazla.
Ne olurdu ki kalsaydın biraz daha.
Sayfalar renkli ama ben gri. Gri de renk değil mi ki? Elmanın kırmızısı, güneşin sarısı, denizin mavisi...
Ruhsuzluğun grisi, tükenmişliğin grisi, gönlümün grisi, yalnız yürüdüğüm Ankara sokaklarının grisi...
Sonra yükseldi içimden bir gri, kapladı herşeyi, herkesi, seni, beni. Bir tek yokluğun kaldı simsiyah içimde. Ne yaptıysam olmadı, ne dediysem duymadı, olmadı gri. Topladım tüm beyaz kuvvetleri. Atlılar en önde, arkasında piyadeler, tepelerde okçular. Yokluğun karşımda simsiyah canavar. Bindim gri yeleli atımın sırtına, bağırdım sesimin çıktığı kadar. Kılıçlar kalktı havaya, savaş naraları yükseldi.
Saldırın...
Önce atlıları yuttu yokluğun, piyadeler bana baktı korkarak. Diyemedim dönün evinize bu benim meselem.
Saldırın...
Kaderleri ortakmış. Sonuçta ben yazdım kaderi. Sonunu bildiğin şey kader mi ki? Bu da başka sefere artık.
Okçular ne yapsındı. Attıkları oklar yok oluyordu. Hepsi hançerlerini çekti saldırmaya hazır.
Saldırmayın...Dönün evinize. Bu benim meselem.
Atımın sağrısına yavaşça vurdum. Sonra daha hızlı, daha da hızlı vurdum. Yokluğuna doğru dört nala koştum. Tam önünde durdum. Sakince indim atımdan. Kulağına fısıldadım burası sana göre değil diye. Kısa bir kişneme anladığını belirten.
Kılıcımın durduğu kemeri çıkardım, fırlattım kenara. Kılıçla halledilecek mesele değildi. Korkuyordum ama korkuyla halledilecek bir mesele de değildi. Daldım yokluğunun siyahlığına. Göz gözü görmüyor. Bir milim sonrasında ne var fark edilmiyor. Bir el dokundu omuzuma.
Sağ elim kılıcıma gitti. Aptal ben niye bıraktıysam dışarda.
Arkamı döndüm sen.
Bir şey söylemeden sarıldın.
Yer sallandı, gök feryat etti. Işıklar hız rekoru kırdı. On bin savaş davulu çalmaya başladı. Kılıç sesleri, savaş naraları.
Umrumda değil.
Varsın yok olsun dünya sırf sana sarıldım diye.
Merak. Açtım gözlerimi. Gök gri, pencerelerde birbirini kovalayan damlalar. Önce ışık sonra ses. Kollarımda sen. Elmanın kırmızısı, güneşin sarısı, denizin mavisi...
Aşkın grisi...